1 Eylül 2010 Çarşamba

leyleğin geciken adımı

şimdi üstümde çok tuhaf bir kıyafet var, hülya avşarın ablasının kocasını tavlamak için havuzda salınma faslını sonlandırdıktan sonra hem kurulanma hem de '' ben seni tavlamak istemedim, istemeden oluverdi '' deme amaçlı giyebileceği bir kıyafet. o kıyafetle son sigaramı da bahçede içtim az evvel, komşuların uyanmadığını ve beni böyle göremeyeceklerini umarak.
yüksek belli kotlar yeniden moda olduğunda aslında çok sevinmiştim, ama hiç giyemedim, zira çok fena duruyorlar insanda, çok. dün bmc'den kolyevari bir şey yürütmüş ve bir dahaki görüşmemizde geri vereceğimi düşünerek kendimi rahatlatmıştım, ama odamı altüst etmeme rağmen ( zaten altüst idi gerçi ) bulamadım o şeyi, buradan söylersem daha az sinirlendirici olur belki diye yazıyorum bunu, aynısını alacağım bmc, vallahi.
babam iki gün evvel bizim dağınıklığımızdan dem vururken şu hayatta en çok özlediği insanın ayten abla olduğunu söyledi ciddi ciddi ( kendisi ordu'da ), ona üzülüp odamı toplama kararı almıştım, ama toplamadım.
türkan şoray, filiz akın falan o güzel yalılarında neşeli hayatlar sürerlerken ben hep büyük bir aşk beklentisi içinde '' aslında '' sıkıldıklarını ve karşılarına çıkan ilk iyi, yakışıklı adama falan bu sebepten delice tutulduklarını düşünürdüm. aşk ilişkileri insanları sıkıntı ve '' aslında '' yalnız olmaktan kurtarma amaçlı beyhude çabalar mıdır dostlarım? hayatı paylaşmak safsataları falan. klişeleri sorgulayıp akıllı görünmek için fazlaca akıllı olduğumu düşünüyorum şimdi, boşverelim bunları.
beyazıtta iftar yapmamızın akabinde teravih kılan bmc'yi beklerken, beyazıt çınaraltında ömür boyu yalnızca otursam ve çay içsem olmaz mıydı diye düşündüm. o çınarın yaprakları benim üstüme dökülse, bavulların içinde bıçak, ikinci el elektronik eşya ve mendil satan insanlar işe geldiklerinde ilk beni görseler, sonra sabah selamlarının umudu, akşamların ve ezanların yorgunluğu, başka sohbetlerin kırılıverecekmiş hissi veren saydamlığı.
herkesin, her şeyin bir kokusu var, benim de var ve o çınarın altında yeterince oturduğumda o çınar gibi kokacağım bir gün, o kadar güzel bir hayal ki bu.

2 yorum:

  1. kızım, bu yazı ölümcül güzel.

    YanıtlaSil
  2. ay çok mutlu ettin beni, ama bunu biliyorsun zaten.

    YanıtlaSil